16° Parçalı bulutlu

Bülteni: Eko-Kaygı Gezegenimizin Yok Olması Tehdidine Karşı Verdiğimiz Doğal Bir Tepki

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz eko-kaygı, uzmanlara göre, aslında evimiz olan gezegenimizi korumak için bir miktar gerekli bir tepki.
Sağlık - Kasım 18, 2021 8:10 pm A A

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz eko-kaygı, uzmanlara göre, aslında evimiz olan gezegenimizi korumak için bir miktar gerekli bir tepki. Uzmanlar bununla birlikte eko-kaygının aşırı olmasının, panik nöbetlere varan kaygı atakları ve öfke nöbetlerine dahi yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

 

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz eko-kaygı, uzmanlara göre, aslında evimiz olan gezegenimizi korumak için bir miktar gerekli bir tepki. Uzmanlar bununla birlikte eko-kaygının aşırı olmasının, panik nöbetlere varan kaygı atakları, öfke nöbetleri hatta saldırganlık tepkilerine dahi yol açabileceği uyarısında bulunuyor. 

 

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Okan Taycan, eko-kaygı ile ilgili sorularımızı yanıtladı. Eko-kaygının evimiz olan gezegenimizin insan eliyle yok edilme tehdidi karşısında gösterdiğimiz doğal bir tepki olduğunu belirten Prof. Dr. Taycan, “Eko-kaygı dünyamız için bir şeyler yapmamız gerektiğinin sinyalidir, çoğu durumda tıbben müdahale edilerek düzeltilecek bir sapma ya da bozukluk değildir. Elbette bazı insanlarda aşırı olabilir. Ama burada çözüm bireysel reçetelerden ziyade toplumsal tavır almada saklıdır” dedi.

 

“Bize Bir Karşılık Vermeyeceğini Zannettik”

Evimize yani gezegenimize çok hoyrat davrandığımızı ve davranmaya da devam ettiğimizi anımsatan Prof. Dr. Taycan, her ilişkinin bir karşılıklılığa dayanmasına rağmen insanların çevresiyle kurduğu ilişkinin tek taraflı olduğu yanılsamasını yaşadığına dikkat çekti. “Dünyayı, kaynaklarımızı ne kadar tüketsek de bitmeyeceğine, çevremizi ne kadar kirletsek de doğanın kendini yenileyeceğine inandık” diyen Taycan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yani ne yaparsak yapalım, gezegenimizin bir şekilde bunu halledeceğini ve bize bir karşılık vermeyeceğini zannettik. Ama gerçekler katıdır ve eninde sonunda insanın sorumsuzca doğayı tahrip etmesiyle iklim değişikliği denen çevresel felaket kapımızı çaldı ve tüm gerçekliği ile yüzümüze çarpılmış oldu. Kimileri içinde bulunduğumuz bu süreci ‘küresel yok oluş’ olarak adlandırmaktadırlar ki eğer gidişatı değiştirmeyi başaramazsak varacağımız noktanın orası olacağı açık.” 

 

Çiftçiler Arasında İntihar Oranları Arttı

Doğanın, sel felaketlerinden orman yangınlarına, hava kirliliği nedeniyle oluşan kardiyovasküler hastalıklardan salgın hastalıklara kadar pek çok şekilde tepki verdiğini, sağlığımızı ve yaşamlarımızı tehdit ettiğini ifade eden Prof. Dr. Taycan, şunları kaydetti: “Sosyal yapımızı ve fiziksel sağlığımızı tahrip eden iklim değişikliğinin ruh sağlığımız üzerinde de bazı etkileri olması kaçınılmazdır. İklim değişikliği, doğrudan müsebbibi olduğu çevresel felaketlerden sonra travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, çeşitli anksiyete bozuklukları gibi akut dönem etkilerinin yanında, uzun dönemde stres birikimiyle çaresizlik ve kaybolmuşluk hislerine, saldırganlık, intihar oranlarının yükselmesine, ümitsizlik gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Dünyanın pek çok yerinde kuraklık nedeniyle yeterince ürün alamayan ve ekonomik zorluklar yaşayan çiftçiler arasında intihar oranları artmaktadır. Örneğin Hindistan’da son 30 yılda 60 bin çiftçinin kuraklık nedeniyle intihar ettiği bildirilmiştir.”

 

Fiziksel Olarak da Hasta Ediyor

Kuraklık, deniz seviyesinin yükselmesi ve aşırı sıcaklar gibi nedenlerle insanların yaşadığı yerleri terk etmek zorunda kaldığını anımsatan Prof. Dr. Okan Taycan, 

“Zorunlu göç başlı başına bir travma olmakla birlikte insanın doğup büyüdüğü ve derin bağlarla bağlı olduğu mekanı terk etmesi, kesif bir kaybolmuşluk duygusuna, amaç ve anlamın kaybolmasına yol açmaktadır. Tüm bunların yanında kirlenen hava, su ve tükenen kaynaklarımız fiziksel olarak da hastalanmamıza; örneğin uyku sorunları, unutkanlık, bağışıklık sisteminin baskılanması, yeme alışkanlığımızın değişmesi ve mide-barsak sorunlarının artmasına neden olmaktadır” diye konuştu. 

 

Ne Zaman Patolojik Olur?

“Eko” kelimesinin Yunanca “ev” anlamına geldiğini ifade eden Taycan, “Dolayısıyla eko-kaygı evimiz olan gezegenimizin insan eliyle yok edilme tehdidi karşında gösterdiğimiz aslında doğal bir tepkidir” dedi. 

Özü itibariyle kaygının yaşamımızı devam ettirebilmemizi, olası tehditler karşısında tedbir almamızı ve harekete geçmemizi sağladığını anımsatan Taycan, şöyle devam etti: 

“Bu çerçevede bir miktar eko-kaygının çok da geç kalmadan gezegenimizi kurtarabilmemiz için gerekli ve de sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak ne zaman ki çevre ile ilgili kaygımız beklenenden daha şiddetli olur veya gereğinden daha uzun sürüp işlevselliğimizi ve kişiler arası iletişimimizi bozacak şekilde kontrol dışına çıkarsa, o zaman patolojik bir eko-kaygıdan ya da eko-kaygı ile ilişkili bir bozukluktan bahsedebiliriz. Eko-kaygının aşırı olması bazı insanlarda çevreyle ilgili haberler ve dünyanın gidişatı hakkında aşırı üzülme, huzursuzluk, bazı durumlarda panik nöbetlere varan kaygı atakları, öfke nöbetleri hatta saldırganlık tepkilerine, bir kısım insanlarda ise tam tersine ekolojik meselelerden kaçınma, çaresizlik, umutsuzluk ve hatta uç durumlarda inkar etmeye kadar varabilen tepkilere yol açabilir. Burada başta eko-kaygı olmak üzere iklim değişikliğinin ruhsal etkilerinin tıbbileştirilmemesinin de özellikle vurgulanması gerekir. Tüm bunları yaparken insan merkezciliğin tuzağına düşmemiz gerektiğini de özellikle eklemek isterim. Sadece ama sadece bir parçası olduğumuz ve birlikte yaşadığımız tüm canlı-cansız varlıkları kuşatan bir kavrayış olmaksızın çözümün mümkün olmadığını bilmeliyiz. Dünyamız hasta iken biz sağlıklı olamayız.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Sağlık - 8:10 pm A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON HABERLER

  • 01
    Öğretmenler En Çok Neyden Şikayetçi ? (Özel Haber)
    Türk Eğitim Sen tarafından yapılan ankette öğretmenlerin en çok şikayetçi olduğu konular gün yüzüne çıktı. Katılımcıların yüzde 58’i Milli Eğitim Bakanlığı ve bakanlık taşra teşkilatlarında liyakatsız yöneticilerin tutum, davranış ve uygulamalarından şikayetçi oldu ! Ankete katılımcıların %52,52’si il/ilçe müdürlüklerinde en çok yaşadıkları sorun olarak liyakatsiz yöneticilerinin tutum, davranış ve uygulamaları olarak belirtmişlerdir. %22,24’ü ise hiçbir […]
  • 02
    Horlamaya Çözüm
    Horlamaya Çözüm !  Horlama, uyku ve yaşam kalitesini engelleyen sorunların başında geliyor. Horlama şikayeti olan kişilerin sabahları fazlasıyla yorgun, halsiz ve kalitesiz uykuyla güne başladıklarını belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hamit Çelik, bu rahatsızlığın ‘Su Diyeti’ ile kişinin kilosuna bağlı olarak 1 – 4 aylık süre içinde ve yüzde 95’in üzerinde başarı oranıyla tedavi edilebileceğini ifade ediyor.  Dr. […]
  • 03
    Dünya Ticaret Yatırım ve Kalkındırma Derneğinden Gazeteci Ferhat Aydoğan’a Teşekkür
    Dünya Basın Federasyonu Üyesi Gazeteci Ferhat Aydoğan, Dünya Ticaret Yatırım ve Kalkındırma Derneği’ni ziyaret etti. Aydoğan gerçekleştirdiği ziyarette, dernek başkanı Ali Genç’e hizmet anısına onur plaketi takdim ederek işlerinde başarılar diledi. Aydoğan gerçekleştirdiği ziyarette, Dernek Başkanı Ali Genç’e hizmet anısına onur plaketi takdim ederek işlerinde başarılar diledi. Ziyaretten dolayı memnuıniyetini belirten Dernek Başkanı Ali Genç, […]
  • 04
    Ege Kıyılarında Fırtına Devam Edecek
    Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Kıyı Ege’de devam eden kuvvetli fırtınanın yarın da (30 Kasım 2021 Salı) etkili olacağı bilgisini verdi.
  • 05
    ORGANICS by Red Bull “Organics Sunday” ile bomontiada’da Sertab Erener ve Gülinler Rüzgarı Esti
    Türkiye’nin ilk organik içerikli gazlı içecek serisi ORGANICS by Red Bull’un müzik, çağdaş sanat ve gastronomiyi harmanlayan ORGANICS by Red Bull Sessions çatısı altında, 28 Kasım’da Yapı Kredi bomontiada’da Organics Sunday etkinliği gerçekleştirildi.
  • 06
    Cartel Grubu’nun İnceefe’sinden Pandemic albümü
    Efsane CARTEL grubunun kurucu üyelerinden İnceEfe'nin kurduğu Efeler Area şirketinin yapımcılığını üstlendiği, 19 sanatçının şarkılarının bulunduğu PANDEMIC isimli toplama albüm Cuma günü tüm dijital marketlerde yerini aldı.
  • 07
    Veri madenciliği ile gelecekteki trendler öngörülebiliyor…
    Veri madenciliği, insan gözüyle görülmesi mümkün olmayan finansal eğilimlerin keşfedilmesi, güvenlik açıklarının tespiti, gen haritalandırma ve pazar analizi gibi uygulamaları mümkün kılıyor.
  • 08
    Nevşehir Belediyespor Kulüp Başkanı Dirikoç ve yöneticilerden NTSO Başkanı Parmaksız’a ziyaret
      Nevşehir Belediyespor Kulüp Başkanı Nafiz Dirikoç ve beraberindeki kulüp yöneticileri Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası (NTSO) Yönetim Kurulu Başkanı M.