26° Parçalı az bulutlu

Yalın ve Güçlü Bir Dram: Zin ve Ali’nin Hikayesi

2.
Kültür & Sanat - Haziran 13, 2022 10:01 am A A
2. İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali tüm hızıyla devam ediyor
 
 
Mehmet Ali Konar’ın yönetmenliğini yaptığı, ‘’Zin ve Ali'nin hikayesi’’ sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Festivalin Ulusal Yarışma başlığı altında gösterilen film, oğlu İstanbul’da öldürülen Bingöl’ün köyünde yaşayan bir kadının bütün toplumsal ve politik baskılara rağmen oğlu için bir düğün halayı kurma mücadelesini anlatıyor.
 
Sinema eleştirmeni ve yazar Burak Göral moderatörlüğünde film söyleşisi yapıldı. Söyleşide filmin Yönetmeni Mehmet Ali Konar, “Yaklaşık iki yıl oldu filmi çekeli. Genelde bu tarz filmler yapıyorum. Hisler, insanlar, aileler genelde bu tür konuları işlemeyi seviyorum. Beni sinemaya iten şey bu… Oyuncu arkadaşlarıma da bunun bir yas filmi olduğunu, bu dilde nadir bir örnek olacağını anlattım. Bunu yaparken de temel yolumun fantastik öğelerle, bu yas fikrini hikayesini belgelemek istediğimi söyledim. Bana göre çok hassas olan bir mevzuya girmek istedim. Böyle şeylerden kendi kendime korkmadığımı ispat etmek istedim ve böyle bir film çıktı” diye konuştu.
 
 
Erdem Tepegöz’den Distopik Bir Film: Gölgeler İçinde
Yönetmen Erdem Tepegöz’ün sınırları aşan filmi Gölgeler İçinde, Festivalin Ulusal Yarışma başlığı altında gösterildi. Film  zamansız ve mekânız distopik bir hikayeden oluşuyor. Bilim-kurgu türündeki filmde, ilkel bir teknolojiyle yönetilen bir fabrikada çalışan maden işçisi, çalıştığı makinenin sorun çıkarmasıyla içinde bulunduğu sistemi sorgulamaya başlar ve fabrikanın bilmediği derinlikleriyle yüzleşir. 
 
 
Film gösteriminin ardından Sinema eleştirmeni ve yazar Burak Göral moderatörlüğünde film söyleşisi yapıldı. Söyleşide Erdem Tepegöz, “Bende bir İzmirli olarak bu salonda filmi göstermekten çok müteşekkirim. Filmin hikayesi aslında benim pandemiden önce temel olarak sorduğum bir soru vardı kendime; Neyin içindeyiz? sorusu. Biraz onu anlatmak istedim. Alegorik olarak anlatmak istedim. Bir ‘’kapalı sistemde ya yalnızsak! ve duvarın arkasında ne olduğunu sorguluyorsak’’ düşünceleriyle çıkmıştı film. Cevabını bulmakta biraz zorlanıyordum ve soruyu da izleyicilerle birlikte sormak istediğim için bu film ortaya çıktı” diye konuştu.
 
 
Bitmeyen Bir Masalı Yaşamaktan Bıkmayanların Hikayesi
Tayfun Belet’in yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği, belgesel filmi Unkapanı: Bitmeyen Masal izleyicisi ile buluştu. Tayfun Belet, Unkapanı Plakçılar Çarşısı’nın yeni yüzünü belgesel haline getirdi. Kaset ve CD piyasasının çöküş yaşaması, yerini tamamen dijitalleşmeye bırakması sonucu bir zamanların şöhret kapısı olarak görülen Unkapanı Plakçılar Çarşısı’nın koridorlarının boşalmasını anlatan film, bitti denilen masalı hayalleri uğruna terk etmeyen insanların trajikomik hikayesini anlatıyor. 
 
 
Vecdi Sayar moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Tayfun Belet; “ Çok heyecanlıyım çünkü çocukken ilk sinemaya geldiğim yerdeyim. İnşallah filmi çok beğenirsiniz. Belgesel benim hep aşkım olarak devam ediyor. Gerçekten inanarak bir film yapmak için elimizden geleni yapıyoruz. İstanbul'da yaşamaya başladığımdan beri Unkapanı Plakçılar çarşısı hep aklımdaydı. Kaset yok, CD yok. Dijitalleşti her şey. Ama bu insanlar ne yapıyor? Sorusu belgeselci içgüdüsüyle ortaya çıktığında bir gidip bakalım dedik. Ve böyle bir süreç gerçekleşti. Film biraz zorlu oldu ama bitirdik”  dedi.
 
 
İşçi Göçünün Tarihini Müzikal Açıdan Anlatan Film: Aşk Mark ve Ölüm
Aşk Mark ve Ölüm belgesel filmin yönetmeni Cem Kaya ile Film söyleşisi yapıldı. Film, Almanya'ya 1961 yılında başlayan işçi göçünün tarihini müzikal açıdan anlatıyor.
 
Film, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden başlayan göç dalgasıyla birlikte, Almanya’nın en büyük yeraltı müzik sahnesinin anlatılmamış hikâyesini gözler önüne seriyor. Cem Kaya söyleşide, “Filmin konusu Almanya’da gurbetçilerin müzikleri ama aynı zamanda da Almanya’ya göçün tema olarak hikayesi. Onu harmanlayarak anlatmaya çalıştık, filmi üçe böldük; Aşk Mark ve Ölüm. Bir aşk bölümü var ilk jenerasyonu anlatan. Bir mark bölümü var orada ekonomik durumu anlatıyoruz. Hem paralar nasıl kazanılıyor? Nasıl harcanıyor? Eğlence kültürü, gazino; Bir de ölüm bölümü var. Onu biz farklı yorumladık. Çünkü Almanya'daki doksanlı yıllardaki yabancılara karşı saldırılar sonucu çok fazla insan öldü. Oradan da yeni bir müzik kültürü, ikinci ve üçüncü jenerasyonun yaptığı rap müzikler ortaya çıktı. Özellikle doksanlı yıllarda bu Türkiye'ye de yansıdı. Filmi bu üç bölüme böldük. Şimdi de festivallerde geziyor” diye konuştu.
 
 
Cazın Gücünün Irk Ayrımcılığa Karşı Mücadelesi
Ümran Safter’in yönetmenliğini yaptığı belgesel filmi Kapıyı Açık Bırak sanatseverler ile buluştu. Belgesel film, ırk ayrımcılığının yoğun olduğu dönemde, Amerika'ya giden iki gencin (Ahmet ve Nesuhi) müziğin yardımıyla ırk ayrımcılığına karşı mücadelesini anlatıyor. Filmden sonra yönetmen Ümran Safter ile söyleşi yapıldı. Ümran Safter konuşmasında, “ 2018 yılında bir Amerikan gazetesinde Ahmet Ertegün ile ilgili küçük bir haber okumuştum. Hepimiz Ahmet Ertegün’ü biliyoruz; Çok önemli bir müzik adamı. Onun 1930 ve 1940’larda Amerika’da ırk ayrımcılığının çok yoğun olarak yaşandığı dönemde müziğin gücüyle ırk ayrımcılığına karşı nasıl mücadele ettiğine ilişkin çok bilgim yoktu. Haberde, bunu anlatıyordu. Çok ilgimi çekti. Bu müthiş bir belgesel olur dedim. Kısa sürede aile ile irtibat kurdum hem de Amerika’da ki cazla ilgili çalışan prodüktörlerle, yazarlarla, gazetecilerle konuştum ondan sonra da çekim süreci başladı” dedi.
 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Kültür & Sanat - 10:01 am A A
BENZER HABERLER

SON HABERLER

  • 01
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Fideleri Meyvelerini Verdi
    İBB’nin İstanbullu üreticilere ücretsiz dağıttığı fideler, meyve ve sebzelerini bu yıl da vermeye başladı. Köylülerle birlikte çilek, domates, salatalık, biber ve fasulye hasadı yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Bu ülke, gerçekten zenginliği hak ediyor. İstanbul, dünyanın göz bebeği. Hele hele İstanbul, en zenginliği hak ediyor. Yoksulluk sınırının konuşulduğu, açlığı konuştuğumuz bir ortamı asla ve asla […]
  • 02
    Denizcilik Şenlikleri Nefesleri Kesti
    İBB’nin düzenlediği ‘Denizcilik Şenlikleri, Caddebostan Plajı’nda nefes kesen gösterilerle başladı. İBB İtfaiyesi’nin arama kurtarma ekibi, suyun altına bu kez Ay Yıldızlı Türk Bayrağı açmak için daldı. Sahili dolduran İstanbullular bu etkileyici anı kurulan ekrandan canlı olarak izledi. Dünya backflip rekortmeni Kahraman Aktaş’ın yer çekimine meydan okuyan flyboard gösterisi heyecanlı gözlerle takip edildi. Türkiye’nin en geleneksel […]
  • 03
    Türkiye’nin güvenliğini sağlamak için de elimizden geleni yapıyor ve bütün başka ülkelerde de konuşlanıyoruz
    Genel Başkan Yardımcısı Efkan Ala, Bursa Büyükşehir Belediyesince 1 milyar lira maliyetle yapılan T2 Tramvay Hattı’nın açılış törenine katıldı. Ala, açılışını yaptıkları raylı sistemin Bursa halkına hayırlı olması temennisinde bulundu. Ala, hizmet denilince AK Parti’nin akla geldiğini belirterek, “Diyeceksiniz ki ‘Muhalefetin adı yok mu?’ Var, onların adı da hezimet, AK Parti hizmetin, muhalefet de hezimetin adı. Biz gece gündüz çalışarak sizlere hizmet […]
  • 04
    Vatandaşımız nerede ne ihtiyacı varsa, yurdun hangi köşesinde olursa olsun orada evvelallah biz varız
    Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Bursa Büyükşehir Belediyesince 1 milyar lira maliyetle yapılan T2 Tramvay Hattı’nın açılış törenine katıldı. Kent Meydanı istasyonunda düzenlenen açılış töreninde bir konuşma yapan Yıldırım, Bursa’ya ulaşımda yeni imkanlar sağlayacak, insanların hayatını biraz daha kolaylaştıracak ve 11 istasyonu bulunan raylı sistem hattının şehir merkezinden terminale kadar gideceğini söyledi. Yıldırım, raylı sistem hattında test […]
  • 05
    İnsanlarımızın canlarına ve milletimize kast eden nefret suçlarını, terörü ve provokasyonları lanetliyoruz
    Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Sivas olaylarında hayatını kaybedenleri andı. Çelik, Sivas olaylarının 29’uncu yılı dolayısıyla sosyal medya hesabından yayımladığı anma mesajında, “Milletimizin hafızasında asla unutulmayan acılar olarak yer edinen Madımak ve Başbağlar katliamlarında kaybettiğimiz canları anıyoruz. İnsanlarımızın canlarına ve milletimize kast eden nefret suçlarını, terörü ve provokasyonları lanetliyoruz.” ifadelerini kullandı.
  • 06
    Hane halkımızı, vatandaşımızı, dar gelirlimizi, sabit gelirlimizi, emeklimizi, memurumuzu, işçimizi korumaya devam edeceğiz
    Genel Sekreter Fatih Şahin, Mamak Necmettin Erbakan Kongre Merkezi’nde düzenlenen Ankara İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu. Türkiye’ye 20 yıldır hizmet ettiklerini belirten Şahin, Ankara’yı diplomatik olmasının yanı sıra tarımın, savunma sanayinin ve eğitimin de başkenti haline getirdiklerini söyledi. Ankara’daki günlük hayatın günden güne daha da zorlaştığını ifade eden Şahin, “CHP’li Mansur Yavaş, kötü bir sosyal medya […]
  • 07
    Hiç kimse ÇAYKUR’u, çay ürününü özel sektöre devredemez, biz etmeyiz, hiç kimse de devredemez. Böyle bir düşünce akla ziyan bir düşüncedir
    Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Rize Ziraat Botanik Çay Bahçesinde, Meclis Başkanlığına sunulan Çay Kanunu teklifi ile ilgili açıklama yaptı. Yazıcı, çayla ilgili son düzenlemenin 1984 yılında 5 maddelik olduğunu anımsattı. Çaydaki sorunların çözümü için 15 maddelik teklifin Meclise sunulduğunu belirten Yazıcı, kanun teklifinin amaç ve kapsamının yaptırım gücü olduğunu söyledi. Yazıcı, çayla ilgili bazı […]
  • 08
    Karabağlar, Madımak’ta yitirilen canları andı
    Sivas Madımak Oteli'nde 29 yıl önce diri diri yakılarak katledilenler, Karabağlar'da düzenlenen tören ve Cengiz Özkan konseriyle anıldı.